“VERİLERİN GÖNDERİMİ HUKUKA AYKIRIDIR”

Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Dr. Cemil Galioğlu kişisel sağlık verilerinin Sağlık Bakanlığına gönderilmesi hakkında basın açıklaması yaptı.  
Galioğlu, son 1-2 ay içinde İlçe Sağlık Müdürlükleri tarafından muayenehanelere ve özel sağlık kuruluşlarına “Ulusal Sağlık Sistemi Veri Gönderimi” başlıklı yazılar yeniden gönderilmeye başlandı.” dedi.
Galioğlu şunları kaydetti;        
“İl Sağlık Müdürlüğü’nün İlçe Sağlık Müdürlüklerine hitaben kaleme aldıkları bu yazılarda, “20 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik ve Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünün 2016/6 sayılı genelgesine istinaden tüm sağlık kuruluşlarında üretilen sağlık verilerinin Ulusal Sağlık Sistemine (USS) gönderilmesi” istenmekte ve verileri elektronik ortamda gönderebilmek amacı ile sistem ile uyumlu bilgisayar yazılımı temin etmelerinin sağlanması talep edilmektedir.
Oysa; Sağlık Bakanlığı, 20.10.2016 tarihinde Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmeliği Yürürlüğe koymuştu. Bu yönetmeliğe karşı açılan iptal davasında Danıştay 15. Dairesi hukuka aykırı olduğunu saptayarak yürütmeyi durdurma kararı vermişti.”
  
İlk Yönetmelikteki hukuka aykırılıklar giderilmeden 24.11.2017 tarihinde ikinci kez yürürlüğe konulan Yönetmelik hakkında da  09.10.2018 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verildiğini ifade eden Galioğlu,  “Danıştay kararının gerekçesinde ilk verdiği yürütmeyi durdurma kararına atıfla; “İdarenin yürütmeyi durdurma kararının gereğini yerine getirecek şekilde düzenleme yapması gerektiğini, kısmi değişiklikler yaparak hukuka aykırılığı saptanmış düzenlemenin canlandırılamayacağını” belirtmiş, ikinci düzenlemede de hukuka aykırılığın giderilmediğini saptamıştır.  Her iki yönetmelikte de, kişilerin aldıkları herhangi bir sağlık hizmeti sırasında paylaştıkları ya da bu sırada saptanan kişisel bilgilerinin aktarılmasına itiraz etme, silinmesini, düzeltilmesini isteme, işlenen sağlık bilgilerinin hangi amaçla toplandığı, kime aktarıldığı ve hangi hukuki dayanakların mevcut olduğunu bilme haklarını koruyacak düzenlemeler yapılmamıştır.  Bu düzenlemeler, özel hayatın gizliliğini, hekimlerin sır saklama yükümlülüğünü ve hasta ile hekim arasında bulunması gereken güven ilişkisini zedelemektedir.” şeklinde konuştu.

Galioğlu sözlerini şöyle noktaladı;  
“Danıştay’ın Yönetmeliğin yürütmesini durduran iki kararının gerekçesinde de, bu alandaki uyulması gereken hukuk normları belirtilmiş; Yönetmeliğin, Kişisel Verilerin Korunması Kanununda belirtilen koruyucu önlemler alınmadan, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun denetim ve kontrolünden geçmeden yürürlüğe konulmuş olmasının hukuka aykırılığına vurgu yapılmıştır. Kişisel sağlık verilerinin toplanmasında uyulması gereken kurallar, kişilik haklarıyla doğrudan ilgili olması sebebiyle özenle belirlenmelidir. Sağlık Bakanlığının, hiç kimseyle paylaşmadan, bir gecede çıkarttığı düzenlemelerle bu alanın düzenlenmesine çalışılması veri paylaşımında yaşanan karmaşanın temel sebebidir. 
Yeni bir düzenleme yapılana kadar hassas kişisel veriler toplanamaz. Aksi yönde girişimlerle sağlık çalışanları hukuka uygun davranmakla, idarenin talebini yerine getirmek arasında bir seçime zorlanmamalıdır. Bir an önce, meslek örgütlerinin de sürece etkin olarak katılabileceği bir çalışmanın yapılması ve kişi haklarını gözeten kalıcı bir düzenlemenin çıkarılması gereklidir.”
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir