“Bir bakanımız bir takıma şampiyonluk diliyor”
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, gerçekleştirilen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Koç, daha önce Antalya’da düzenlediği basın toplantısında Trabzonspor ile alakalı sözlerinin arkasında olduğunu söylerken, geçtiğimiz sezon oyun oynanırken Mustafa Cengiz için kural değiştiğini söyledi. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, TFF Başkanı Nihat Özdemir’in kendi yönetim kurulu üyelerini seçmediğini de sözlerine ekledi.
Fenerbahçe’de gerçekleşen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç açıklamalarda bulundu. Ekim ayında düzenlenen divan kurulu toplantısına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında konuşan Koç, “Cumhurbaşkanımızın bu salona, bu camiaya yaptığı teşriflerden duyduğumuz memnuniyeti paylaşıyoruz. Kendisine şükranlarımızı sunmak istiyorum. Fenerbahçeliliğini ‘Gönül ferman dinlemiyor’ sözüyle anlatan Cumhurbaşkanımızın yaptığı konuşma çok anlamlıdır. Camiamız adına ortaya koyduğu samimi tavırlar ile içtenlikle ifade edilmesi tüm camiamız tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Kendilerinin liderliğinde Türk sporunda önemli adımlar atılmıştır. Kısacası kendisi spora yakındır ve yakından ilgilenmektedir” dedi.
“Taraftarımız bize çamur atanları ortaya çıkarmıştır”
Futbol takımı ve taraftarlar ile ilgili görüşlerini belirten Ali Koç, “Öncelikle şampiyonluk yürüyüşümüzü büyük bir kararlıkla sürdüren takımla başlayalım. Takımımız Ersun hocamızın önderliğinde sorumluluklarının farkında taşıdıkları formanın ağırlığının bilincinde her maçı final görerek çalışmalarını sürdürüyorlar. Şu an itibariyle sezonun ikinci yarısı taraflı tarafsız herkesin gözünde ligin en iyi futbolunu oynayan, en iyi istatistiğe kavuşan ekip konumundayız. Özellikle takımımızdaki arkadaşlık ve uyum, ekip ruhu sahadaki mücadele azmi hep birlikte hedefe odaklanmış şekilde hafta hafta üzerine koyarak ilerlemesi bizleri mutlu ediyor. Taraftarımızın da muhteşem desteğiyle ligin en iyi performansını ortaya koyarak şampiyon olacağımıza gönülden inanıyoruz. 14 haftamız kaldı. 14 hafta boyunca zor maçlar var. Zaman zaman da istemediğimiz sonuçlar alacağız, futbolun doğasında var. Şartlar ne olursa olsun her koşulda taraftarımızdan ricam bugüne kadar olduğu gibi tek vücut ve inançla takımımızı desteklemeleridir. Geçen haftaki iyi futbolumuza rağmen arzu etmediğimiz sonuçla döndüğümüz deplasmanda futbolcularımızı karşılamaları moral vermeleri. Sadece taraftar olmayıp sosyal medya ve geleneksel medya da yapılan saldırılara karşı bir taraftardan öteye bir araştırmacı gibi bunları irdelemeleri. Bize çamur atanları ortaya çıkarmaları ve bizi sahiplenmeleri bize çok büyük güç vermiştir. Taraftarımız statlarda en büyük gücümüz ama hayatın her alanında her ortamında en ihtiyaç duyduğumuz dönemlerde bu taraftar bu kulübe sahip çıkmaktadır. Onlara teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Cumhurbaşkanımızın ziyaretinden bazı kesimler rahatsız oldu”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu’na gelmesi ile ilgili konuşan Koç, “Son toplantımızdan bu yana yoğun hararetli hareketli içinde pek çok tartışmayı barındıran bir süreç yaşandı. Bu konularla ilgili düşüncelerimi duygularımı değerlendirmelerimizi paylaşmadan önce önemli bulduğum sizlerinde bildiğine inandığım hususu hatırlatmak isterim. Biz göreve geldiğimizden beri gerginlik ve kaostan uzak durmaya çabaladık. Daima büyük resme odaklanan. Ülke futbolunun bugününe ve geleceğine adımlar atan bir ekibiz. Bazı adımları atarken camiamızdan gelecek tepkileri göze aldığımız zamanlar oldu. Futbolun geleceği adına doğruları adına her şeyden üstün tutan duruşumuzdan vazgeçmedik. Son günlerde TFF’nin harcama limitler, bankalar birliği yeniden yapılandırması gibi birçok önemli konuda çeşitli platformda hem resmin bütününü hem de genel sorunlara odaklandık. Bu sorunlar çerçevesinde herkesin faydalanabileceği çözümler üretmeye odaklandık. Benzer sorunlara ortak çıkarlara sahip paydaşlar olarak her daim aynı masanın etrafında toplanmamız gerektiğine inandık. Fakat daha öncede söylediğim gibi bugün gelinen noktada sesi çok çıkanın haklı kabul edildiği, ortak çıkarlardan ziyade önce ben diyenlerin aldığı futbol ikilimi bizi farklı yöneltmeye zorluyor. Herkes bilir ki biz Fenerbahçe camiası olarak gereğini yapmak konusunda bir an bile tereddüt etmeyiz. Haklarımızı korumak ve adil bir spor ortamını test etmek için her türlü mücadelenin içine gireriz. Aslında son dönemde sorduğum sorular karşısında muhtelif ve kurumlardan aldığımız reaksiyonlar bunları sormanın ne kadar haklı olduğunu bize göstermekte. Cumhurbaşkanımızın buraya yüksek divan kurulu toplantımıza teşrifleri sonrası yaşanan süreçte dikkat çeken olaylar yaşanmaya başladı. Kulübümüz bazı çevrelerin açık hedefi haline geldi. Bazı kendini bilmez medya mensupları kulübümüz ile Cumhurbaşkanımızı karşı karşıya getirmek için yoğun çaba sarf ettiler. Öncelikle net bir şekilde belirtmek isterim ki ne bizim bugüne kadar söylediklerimiz, ne de ifade edeceklerimizde, Cumhurbaşkanımıza ve iktidar partimize karşı bir tutumumuz yoktur, olmamıştır, olmamalıdır. Bu bağlamda kimse camiamızı kendi siyasi hesaplaşmasına dahil etmeye çalışmamalıdır. Büyük Fenerbahçe camiası içerisinde her türlü siyasi görüşü barından saygı duyan ancak ve ancak kararlarını alırken hiçbir siyasi görüşün etkisi baskısı altında kalmayan yapıya sahiptir. Cumhurbaşkanımızın ziyaretinden sonra bazı kesimler rahatsız oldu ki mütemadiyen bizi kendisini partisini karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Aynı dönem içerisinde fazlasıyla dikkatimizi çekmeye başladı. Hem kulübümüzün hem de özellikle şahsımın sistematik organize kara propaganda kampanyasının hedefi haline getirilmemizdir. Sosyal medyada bot hesaplar ve sahte hesaplar üzerinden sadece 3-5 bin tweet atarak negatif gündem oluşturmak mümkündür. Ben dahil sosyal medyada olmayan çoğu insan algoritmayı anlamakta zorlansak da bu dünyanın içinde olanlara mesaj var. Asimetrik gündem oluşturmanın ne demek olduğunu, kimleri kastettiğimi gayet iyi bilirler. Son 3 ayda 24 defa olumsuz gündemler başlığı altında ‘trend topic’ yapıldık. 3-4 günde bir değişik olumsuz başlıklar altında genellik ben zaman zaman kulübümüz itibar saldırısına maruz bırakıldık. Bunu bir tesadüfle izah etmek mümkün değil. Bunu siyasette yaşıyorduk sporda yaşamaya başladık” dedi.
“Trabzonspor sırtını devlete dayıyor”
Antalya’da daha önce Trabzonspor’un sırtını devlete dayadığı hakkında yaptığı açıklamasına da değinen Koç, “Fenerbahçe’nin menfaatlerini korumak ve buna göre konuşma sorgulama tutumu ile 12 Ocak tarihinde Antalya’da bir basın toplantısı düzenlemek zorunda kaldık. Basın aracılığıyla bazı konulara dahil endişelerimizi dile getirdik. Hiç beklemediğimiz bir şekilde kulübümüzün çıkarlarını korumak adına yaptığımız bu basın toplantısını takip eden günler içinde taraflı tarafsız pek çok kesimden aldığımız mesajlar bu düşüncelerde yalnız olmadığımızı gösterdi. Basın toplantısı sırasında değindiğim konulardan bir tanesi mütemadiyen adil rekabetten bahseden Trabzonspor başkanına vermek zorunda olduğum Trabzonspor’un sırtını devlete dayaması hususuydu. Açıklamanın bu kısmıyla ilgili sponsorluklar localar devlet bankalarıyla krediler ile ilgili söylediklerimin arkasındayım. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde sporun gelişmesi konusunda son derece aktif bir tutum sergilenmiştir. Bu doğrultuda yıllardır bu kulüplere yardımcı olmaya destek verilmiştir. Sadece futbol için değil birçok branşın gelişimi için teşvik ve yatırımlar yapılmıştır. Oysa ki bizim Antalya açıklamasında bahsettiğimiz sırtını devlete dayamak konusu bundan çok daha farklıdır. Kesin bugüne kadar emsali görülmemiş durumdur. Bugün elimizde olan bilgilerin detaylarına burada girmenin yeri ve zamanı olmadığını düşünüyorum ancak Ahmet Ağaoğlu ile istediği her platformda bu konuları konuşmaya hazır olduğumu bilmesini isterim. Şunu da söylemek istiyorum biz iyiye iyi, yanlışa yanlış, kötüye kötü demeyi ilke edinmiş bir yönetim kuruluyuz. Trabzonspor Kulübü büyük kulüplerden çok daha az bütçeyle yarışmaktadır, büyük kulüplerden çok daha fazla genç oyuncu oynatmaktadır. Bunun da ne kadar önemli olduğunu, başarılı bulduğumu Ağaoğlu’nun kendisine bizzat söyledim. Bunu söylerken de kendisine aynı şekilde Türkiye’de en çok sahiplenen takım olduğunu destek gören takım olduğunu, neredeyse en büyük medya gruplarından birinin kendilerinin yanında olduğunu söyledim. Televizyonda bunları konuşmamın sebebi bu. Biz burada bir söyleyeceğiz çoğu yayınlanmayacak, işleri geldiği gibi yayınlayacaklar. Bizim medyamız yok. Bizi haklı olduğumuz zaman haklı kalmamızı isteyen çoğunlukta yok. Bu sebeple TRT Spor’daki programda yapmış olduğum kulüp başkanları çağrımı yineliyorum, hiç şüphe yok ki adil rekabetin oluşmasına zarar vereceğine inandığımız bütün desteği, bu çekişme bir kulübe Fenerbahçe arasında geçmemektedir. Kümede kalanlarla tepeye oynayan kulüpleri etkilemektedir” şeklinde konuştu.
“Bir bakanımızın açıklamaları şaşkınlığa sebep oldu”
Trabzonspor maçının ardından Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın açıklama yapması ile ilgili de konuşan Koç: “Antalya’daki bu çıkışlarımızdan dolayı siyaseti futbola taşımakla suçlandık. Belki de yarın tehdit edileceğiz. Oysa ki bazı siyasiler, burasının altını çiziyorum, devletimizin gücünü ve imkanlarını kullanarak ilgili kulübe ne kadar maddi destek ve fayda sağladıklarını, muhtelif ortamlarda gerek kendileri gerek camianın ileri gelenleri şehrin milletvekilleri yerel yöneticileri yaptıklarından övünerek hiç sakınmadan ifşa etmekten kaçınmadılar. Bunlarla beraber açık açık bir kulüpten yana tavır alıyorlar. Şampiyon olmasını istediklerini ifade ediyorlar net bir şekilde. Bir şehrin milletvekili olarak falan normal olabilir ama bundan ötesi normal değil. Hal böyleyken bu mevzuların sadece ufak bir kısmına değinmekle biz mi siyaseti futbola karıştırmış oluyoruz. Spor medyasının bir kısmı bu gerçekleri araştıracağına bizi hedefe koyup sanki iftira ediyormuşuz gibi bize saldırıyorlar. Tüm bunların üzerine oynadığımız son maçın ardından açıklamalarda bulunan bir bakanımız, aslında endişelerimizi parçalayan bir açıklama yaptı. Bizzat devletimizin bakanı tarafından iki Türk takımının maçından sonra bir tarafın galibiyetini kutlaması, şampiyonluk için açıklama yapması şaşkınlığa sebep oldu. Tabii ki hepimiz çocukken bir takım tutuyoruz ama belli mevkilere geldikten sonra bu kadar açık bir şekilde ifade etme lüksümüz olmuyor. Toplumu, vicdanları huzursuz etmemek adına olmaması gerekir. Bundan hakemler de etkilenebilir. Federasyon da, karar verenler de etkilenebilir, kurular da etkilenebilir, futbolun dinamikleri bozulabilir. Cumhurbaşkanımızın titizlikle korumaya çalıştığı sporda eşitlik ve tarafsızlık ilkesini devlet kademelerinde doğru ve anlaşılması elzem olduğudur. Fenerbahçe olarak diğer dile getirdiğimiz konuda her fırsatta Fenerbahçe’nin karşısında oluşan medya grubudur. Bu grup gazetesi ve televizyonu ile topyekun Fenerbahçe’ye karşı karşıyadır. Bizi devletimizle karşı karşıya getirmek isteyenler bu mecradakilerdir. İlk hedefi bir takımı şampiyon yapmak, kulübü ve şahsımı itibarsızlaştırmaktır. “dedi.


