KAPİTALİST DEVLETLERİN KANLI GÜÇ SAVAŞI..!
Güvence: “Ortadoğu savaşlarından ötürü milyonlarca mülteci ve sığınmacı başta Türkiye toprakları olmak üzere birçok farklı coğrafyaya göç etmek zorunda kalmış, gittikleri topraklarda insanlık onuruna sığmayacak muamelelere maruz kalmışlardır”
Çukurova Göç ve Mülteci Araştırma İzleme Derneği mültecilerle ilgili Mersin Gazeteciler Cemiyetinde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Çukurova Göç Derneği Başkanı Selahiddin Güvenç yaptığı konuşmada, “Ortadoğu’da uzun yıllardır devam eden kapitalist devletlerin güç savaşları en çok masum insanları etkilemiş, uluslararası güçlerin ve aktörlerin doğrudan yer aldığı veya dolaylı olarak yürüttüğü bu savaşlarda milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Yine milyonları aşan yaralanmaların yanında sayısız insan hakkı ihlali de gerçekleştirilmiştir. Bu savaşların bir başka yakıcı tarafı ise, kadim topraklarını terk etmek zorunda kalan, yaşadıkları yerleşim yerleri yerle bir edilmiş mültecilerin durumudur. Ortadoğu savaşlarından ötürü milyonlarca mülteci ve sığınmacı başta Türkiye toprakları olmak üzere birçok farklı coğrafyaya göç etmek zorunda kalmış, gittikleri topraklarda insanlık onuruna sığmayacak muamelelere maruz kalmışlardır. Yine Avrupa topraklarına ulaşmaya çalışan binlerce sığınmacı ve mülteci özellikle Akdeniz ve Ege denizini aşamadan hayatlarını kaybetmişlerdir.” dedi.
“Yunanistan ve Bulgaristan Sınır Kapılarına Geçiş Sağlanamadı”
Çeşitli sebeplerden ötürü Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan göçmen ve mültecilerin yaşadıkları olumsuzluklar, son günlerde Türkiye ve Suriye arasında yaşanan çatışmalı süreçle birlikte vahim bir boyuta ulaştığını söyleyen Güvenç, ”Türkiye ve Avrupa ülkeleri arasında uzun yıllardan beri bir siyasi pazarlık konusuna dönüşmüş olan mülteciler, İdlip’te yaşanan çatışmalardan sonra, yeniden insanlık dramının baş aktörleri durumuna gelmişlerdir. İdlip’ten çıkıp Türkiye’nin sınırına dayanan insanların sayısı milyonları aşmıştır. Yine başta Suriyeliler olmak üzere, birçok etnik kökene mensup mülteci ve sığınmacılar, Türkiye hükümetinin, ’sınır kapılarını açtık’ açıklamasından sonra Avrupaya geçmek için sınır kapılarına doğru hareket etmiştir. Ancak Yunanistan ve Bulgaristan’ın sınır kapılarını açmaması sonucu geçiş sağlayamamışlardır. İnsan kaçakçılarının insafına terk edilen mülteciler, aynı zamanda soğuk, açlık, susuzluk ve hastalıklarla yüz yüze kalmışlardır. Belirli bölgelerde ismi konulmamış kamplar oluşturan mültecilerin sınırı geçme çabaları, Yunanistan ve Bulgaristan hükümetlerinin engellemelerinden ötürü sonuçsuz kalmıştır. Özellikle Yunanistan güvenlik güçlerinin gaz bombalı, sopalı, silahlı saldırıları sonucu, aralarında çocukların da olduğu çok sayıda mülteci yaralanmış, bazı mülteciler ise hayatını kaybetmiştir. Yine Ege denizi ve Meriç nehri üzerinden Yunanistan’a geçmeye çalışan mülteciler ölüm tehlikelisiyle yüz yüze kalmaktadırlar. Deniz ortasındaki mülteci botlarının, Yunanistan sahil güvenlik güçleri tarafından saldırıya uğramaları basına yansımıştır.” ifadelerini kullandı.
“İnsan Hayatı Siyasi Pazarlık Konusu Yapılamaz”
Göç Derneği Başkanı Selahiddin Güvenç, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, BM Rehber İlkeleri, 1967 Protokolü gibi uluslararası birçok sözleşmeye göre mülteci hakları uluslararası hukukun güvencesi altındadır. Ancak yaşanan insanlık trajedisi. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler dahil, sözleşmelere taraf devletlerin sorumluluklarını yerine getirmediklerini açıkça ortaya koymaktadır. Sınırda bekleyen mültecilerin yaşam, sağlık, beslenme ve barınma hakları derhal temin edilmeli, sınır kapıları açılarak istedikleri ülkelere erişimleri sağlanmalı, bunun için gerekli olan adımlar ivedilikle atılmalıdır. Başta da ifade ettiğimiz gibi hiçbir insan hayatı siyasi pazarlık konusu yapılamaz” diye konuştu.


