ERKEK GİBİ DEĞİL, GÜÇLÜ KADINLAR OLACAĞIZ
Mersin Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapmasında Mersin Kongre ve Sergi Sarayında, Basın Konseyi Başkanı Gazeteci-Yazar Pınar Türenç‘i konuk etti.
Açılış konuşmasında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü‘nün tarihçesinden öte çok daha farklı anlamlar taşımakta olduğunu dile getiren Mersin Kent Konseyi Başkanı Faik Burakgazi; “Kadınlarımız yüz yıllardır süre gelen mücadelelerini eşitlik, bağımsızlık, haksızlıkların ortadan kalkması, kısacası daha iyi yaşama koşulları elde etmek uğrunadır. Daha iyi yaşamak yani birey olmak eşitlikçi ve eşit söylemlerin ötesinde kadınların tüm uygulamaların eşit kılındığında kadın kayıt dışı çalışmak yerine sosyal güvencesinin gücü ile çalışılmakta. Hem kamuda hem özel sektörde engellerin ortadan kaldırıldığında ülkemizin ilk imzacısı olduğu, ancak hergün artarak devam eden kadına şiddet ve kadın cinayetinde İstanbul sözleşmesi uygulamaya geçecektir. Öncelikle kadın için eril dilden vazgeçilerek cinsel obje olarak nitelendirilmeye son verildiğinde bugünün gerçek önem ve anlamı ortaya çıkacaktır. Sadece kadınlar için değil tüm insanlık bunun değerini anlayacaktır. Bizler Mersin Kent Konseyi olarak kadın ve erkeğin bir bütünün iki yarısı olduğuna inanıyor ve mücadelemizi bu temelde bu uğurda nitelendiriyoruz. Bu eril dilden vazgeçmemiz gerekiyor ve özellikle medyamıza çok iş düşüyor bu konuda.” dedi.
“Mersin Diğer İllere Öncü Oldu”
Mersini çok sevdiğini dile getiren Türenç; “Mersin bir inci tanesi gibi ve Ankara’dan daha güzel bir bölge bence, ondan dolayı çok şanslı bir coğrafya da çok şanslı yetişiyor ve yaşıyorsunuz. Bunun için sizlere imrenmemek mümkün değil. İstanbul’dan sonra Mersin’in daha güzel olduğunu gördüm.” dedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü için birçok yerden konuşma yapması için teklif geldiğini fakat Mersin’i seçtiğini belirten Pınar Türenç; “Konu başlığını duyunca buraya gelmemem mümkün değildi. ‘Toplumsal cinsiyette medya dili’ varya benim bildiğim ilk defa 8 Mart’ta bu konu tartışmaya gündeme geldi. İstanbul’da ve sosyal medya da sizin bu toplantınızın görsellerinizi gördükten sonra, birçok insan 8 Mart’a başka baktı. Birçok ile öncü oldunuz. Hatta İzmir ve Şişli Belediyesi sizin bu çalışmanızdan sonra konu başlıklarınızla bilbortlara çıktınız. Halkınızın kıymetini bilin.” diye konuştu.
“Eşitliğin Sağlanması Bizim Ellerimizdedir”
Pınar Türenç; “Kadın erkek eşitliğinin hayatımıza tam anlamıyla girebilmesi için üzerimize düşen görevler nedir, bunu konuşacağız. Nerede eksik yaptık, nerede yanlış yaptık, nerede sustuk. Eğitim öğretim haklarında yeterince yararlanabildi mi kadınlarımız. Onları eğitimden nasıl yoksun bıraktık, bırakanlara nasıl izin verdik, bunları sorgulamamız lazım. İş yerinde ayrımcılık ne oranda içimizde, eşit işe eşit ücret alabiliyor muyuz? Kadın ölümlerinde kaçımız sokağa çıktık, kaçımız o dünyanın yapmaya çalıştığı dansı yaptık. Engellenmesine rağmen 6 kadın o dansı yaptı. Mücadele için bir bedel ödenecekse ödeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
”Susan Bir Ülkenin Kadınları Olduk!”
Her yıl 300’ün üzerinde kadının bu topraklarda babası, abisi, kocası, eski kocası, sevdiğini sandığı erkeği tarafından öldürüldüğünü vurgulayan Gazeteci Yazar Türenç; “Fiziksel şiddet oranı yüzde 40’ları aşmış durumda. Maruz kaldığı fiziksel şiddeti anlatamayan kadınların oranı yüzde 49 ve bu kadınların yüzde 92’si hiçbir kuruma başvurmuyor. Dayak yiyip susan bir ülkenin kadınları olduk. Önemli olan kadınların en temek haklarının olduğunu erkeklere de öğretilmesi. Bunun için bu ülkede yaşayan yol almış bir kadın olarak, sorunun erkek eğitimsizliğinden geçtiğini düşünüyorum. Ev içinden sosyal hayata geçiş devrimlerle sağlanır. Toplumsal cinsiyet kadın ve erkeklerin sosyal kültürel toplumsal açıdan ayırt edilmeden, kadın ve erkeğe verdiği toplumsal rol ve sorumlulukları, farklı da olsa her alanda eşit hakları sahip bireyler olarak yaşamalarıdır. Eğitm, çalışma, evlenme, seçme seçilme, sağlık hizmetlerinden faydalanma, eşit imkanlardan yararlanma, kız erkek ayrımı yapılmadan eşit gelişmeler için yaşamaktır. Haberlerde ‘kız çocuğu, şunun kızı’ gibi deyim kullanırız. Nereden biliyoruz onun kızı olduğunu. Doğduğu anda kız çocuğu kızdır. Ama daha sonra bilmiyoruz, kız mı erkek mi, kadın mı bilmiyoruz. Böyle bir tanımlama yapmaya hakkımız yok, kimin kız kimin kadın olduğunu bilmiyoruz. Küçücük kızların kimlerin koynunda olduğunu gördük. Kız mı kadın mı diye adlandıramam, gazeteci arkadaşlarımız da adlandıramaz. Kadınlarımızdır katledilen kızlarımız değil, kadın cinayetleridir işlenen kız cinayetleri değil, kadına yöneliktir bu tehditler.” şeklinde konuştu.
“Sizin Eksikliğiniz”
Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, bayan kelimesinin aşağılayıcı kullanıldığı noktada hemen ortadan kaldırmamız gerektiğini vurgulayarak, “Uyaracağız, ‘kullanma, yazma, orada onun yeri yok‘ diyebilmeliyiz. Siz Mersin’de bunun ilk toplantısını yaptınız. Bu konuda da Dünya Kadınlar Günü başlığında burada çok geniş kitlelere duyuramazsanız bile bu sizin eksikliğiniz. Mahallelerde, oturduğunuz apartmanlarda bunları duyuramıyorsanız sizin eksikliğinizdir. Mersin’de bu konunun ele alındığını duymak beni mutlu etti. Bunun için kent konseyine ve kadın hakları için mücadele eden, emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bundan sonra biraz daha dilimize sahip çıkacağız, yalnış kelimeleri kullanmayacağız, yanlışlıklara boyun eğmeyeceğiz başka çaremiz yok. Bundan sonra dişli kadınlar olacağız. ‘Erkek gibi değil, güçlü kadınlar‘ olacağız. Dünya kadınlar gününüzü çalışan bir gazeteci olarak kutlamak istiyorum. 1857’lerden bu yana verilen bir mücadele bu. 129 tekstil işçisi kadın baş kaldırdığı için eşit işe, eşit ücret dediği için, başkaldırıp ve önüne gelen barikattan çıkarılan yangında kurtulamadıkları için bu kadınlara verilen bir gün bu. 1910’lardan sonra bütün Avrupa’ya yayıldı bu gün ve Türkiye’de de bu gün kabul edildi. Bunun kıymetini bilelim ve kadın haklarının da anımsatıldığı gün olarak bugünleri fırsat bilelim.” cümlelerini kullandı.
Kent Konseyi Başkanı Gazeteci-Yazar Pınar Türenç konuşmasının ardından salonda bulunan gazetecilerden ve konuklardan gelen soruları cevapladı.


