MİMAR YILMAZ: “KENTSEL RANT DEĞİL, KİŞİSEL RANT!”
Mersin’de yapılan itirazlara rağmen kabul edilen, 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave nazım imar planları, ‘Kişisel rant temalı’ olarak değerlendiriliyor. Yılmaz, “Alt ölçekli uygulama planlarının yapımında yeni yerel yöneticilerin ısrarcı tutumları, Mersin’i ranta peşkeş çekme siyasetinin en büyük delilidir!” dedi.
Mersin Kent Merkezi Doğu Girişi Projesi, Mersin kent merkezini canlandırmayı amaçlamakta. Bu doğrultuda karma kullanıma dayalı, kolay erişilebilir, canlı bir yaşam ve çalışma alanı sağlayacak bir plan çalışması olduğu belirtilen 1/5000 ölçekli Nazım imar Planı Mersin gündeminden düşmüyor. Büyük tartışmalara ve itirazlara neden olan plan birçok yönetici tarafından da kabul görmüştü. Mersinli Mimar Abdullah Yılmaz, Mersin’in artık sürdürülebilir şehir planları ile değil, ranta göre şekillenen, günübirlik planlarla yönetildiğini, daha önceki Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da kamuoyu tepkisine rağmen, halkın katılımcılığı sağlanmadan hızlı bir şekilde hazırlamış olduğunu belirtti.
Abdullah Yılmaz, “Yangından mal kaçırırcasına hazırlatılan, Mersin halkından binlerce itiraz gören ve eski başkanın kendisinin dahi ölü doğduğunu kabul ettiği, 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave nazım kişisel rant temalı yapılan imar planlarının da bilinçli bir rant siyaseti olduğu, açılan hukuksal davaların alehte verilen hukuksal kararlarla da tescil edilmiştir.” ifadelerini kullandı.
“Mersin’i ranta peşkeş çekme siyaseti!”
Mimar Abdullah Yılmaz sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Buna rağmen kentsel rant içermeyen, kişisel rant temalı planların alt ölçekli uygulama planlarının yapımında yeni yerel yöneticilerin ısrarcı tutumları, Mersin’i ranta peşkeş çekme siyasetinin en büyük delilidir. Yönetici, bürokrat, teknokrat, akademisyen, danışman kimliği ile ve/veya meslek odası, demokratik kitle sivil toplum örgütü, sendika vb. Kurum/kuruluş mensubu olarak, halkın çıkarlarına aykırı, kişisel yararları uğruna ülkenin doğal zenginliklerin yağmalanmasına, ulusal değerlerinin yok edilmesine, doğal,tarihi ve estetik çevrenin hızla yok olmasına, kentlerin çarpık yapılaşmasına neden olan karar, plan ve projelerin altında imzası bulunan, uygulamalara izin ve/veya destek veren, egemen çevrelerin işbirlikçileri olanlar; yurttaşlık onurundan ve meslek etiğinden yoksun kişisel rant için iş birlikçilere sesleniyorum; ‘Bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmasıdır.’ Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözünü hiç unutmayın.” açıklamasında bulundu


