MERSİN İÇİN KENTSEL PLAN; KENTSEL RANT..!

Mimar Abdullah Yılmaz dünya kentlerindeki şehir planlamalarına dikkat çekerek Mersin’de de küresel ısınma, pandemi ve diğer olaylar çerçevesinde projeler esas alınarak plan yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Mimar Abdullah Yılmaz Mersin’de şehir planlamacılarının insan odaklı olmayan, taşıt trafiği odaklı ölü doğmuş şehir planı ile kişisel rantın önünü açtıklarını belirterek, “Şehrin planlı olması kentsel rant getirir, plansızlık veya Mersin örneğinde görüldüğü üzere, 2035 yılını önümüzdeki on beş yılı hedef görerek, bilinçsizce, halkın katılımcılığı olmadan, masa başında hazırlanan kişisel rant temalı bir plan.
İnsan odaklı olmayan, taşıt trafiği odaklı Mersin’in geleceğine, doğal yaşam alanlarına, tabiat varlıklarına, doğaya, Mersin kamuoyunun cebindeki paraya bile ipotek koyan, dünya kentlerinin kent planlarında çözüm aranması ön şartı küresel iklim değişikliğinin dikkate bile alınmadığı, sürdürülebilirlik kavramı taşımayan,  ölü doğmuş bir şehir planı ise sadece kişisel rant getirir.’’ diyerek eleştirilerde bulundu.
  
‘’Misyon sahibi yerel yöneticiler şimdi şehrin yollarının yüzde 10’unu yeşilliklerle değiştirmeyi planlıyorlar’’
 
Mersin’de daha az asfaltın olması gerektiğini yeşil alanın daha fazla olduğu bir kent olması gerektiğini belirten Yılmaz, “Gelecek nesiller için iklim değişikliği ile mücadele ederken, bugünden iklim değişikliğinin sonuçlarını görebildiklerini  için iklim değişikliğine uyum sağlayacak kent planları yapmalıyız. Liyakat, vizyon ve misyon sahibi yerel yöneticiler şimdi şehrin yollarının yüzde 10’unu yeşilliklerle değiştirmeyi planlıyorlar. Sel ve aşırı sıcak, pandemi dahil olmak üzere bölgedeki iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik yeni bir şehir planının önemli bir teması.’’ ifadelerini kullandı.
  
‘’Liyakat sahibi yerel yöneticiler kentsel tedbirler aldılar, alıyorlar.’’
 
Yılmaz, “İnsan odaklı sosyal belediyecilik anlayışını benimsemiş belediye başkanları, ‘mevcut revize ettiğimiz şehir planları’, 2050 yılına kadar kenti iklime, pandemi ye dayanıklı olma hedefine sahip oluyorlar. Kentin şehri emini, belediye başkanı ‘Bu tutkuyu önümüzdeki on yıl için bir stratejiye çevirdik ve şimdi harekete geçmemiz gerektiğinden, önümüzdeki üç yıl için küresel ısınmaya, pandemi ye ilişkin bir eylem planı yaptık.’ diyor. Bilinçli yerel yöneticiler kenti şimdiden değişikliklere hazırlıyorlar… Son dönemlerde pandemi yeni yaşam şekilleri, küresel iklim değişikliği  yoğun yağışlara neden oldu, pek çok şehrin büyük kısmını sular altında bıraktı. Son birkaç yıldır şehirler ciddi kuraklıklar yaşadı. Çağdaş, bilimsel tabanlı şehir planları pandemi ve olumsuz şartlara adapte edildi; fırtınalar sırasında taşan sel sularını yakalamak için su basabilir bir şehir parkları bile tasarlandı. Bazı bina cepheleri ısının etkilerini hafifletmeye yardımcı olabilecek yeşilliklerle kaplandı. Liyakat sahibi yerel yöneticiler erken davranıp pandemi ve küresel ısınmaya karşı hızlı  adımlar attı. Hazırladıkları pandemi, küresel ısınma temalı kent planlarıyla, daha ciddi kentsel tedbirler aldılar, alıyorlar.’’ dedi
 
“En az 50 yıllık hedeflerle kentler için,  ‘ısı dikkat  haritaları hazırlanıyor’’
 
Liyakat sahibi yerel yöneticilerin kentsel alanlardaki, yollar ve otoparklar ısıyı emerek salfığı için kaldırımların daha sıcak hale getirdiği esas alınarak az kullanılan yolları belirleyip yeni şehir planlarında bu durumlarda küçültmeye gittiğinin altını çizen Yılmaz, “Asfaltın yerine fırtınalarda hem ısıyı hem de selleri azaltmaya yardımcı olabilecek ekili alanlar koyuyorlar şu anda asfaltın potansiyel olarak nasıl geri dönüştürülebileceğini araştırıyorlar. Pandemi sürecinde yaşanan deneyimler de göz önüne alınarak, şehrin büyüyen bir nüfusu barındıracak şekilde nasıl büyüyebileceğine ilişkin şehir planlarında gerekli revizyonlar dikkatle planlıyor. En az 50 yıllık hedeflerle  kentler için ‘ısı dikkat haritaları’ hazırlanıyor. Rüzgarların tabii klimantasyon kanalları olarak kenti  soğutmaya yardımcı olabileceği şekilde, Mersin için ünlü şehir plancı Jansen’in hazırladığı ilk şehir planı gibi, kent planları düzenleniyor..!’’ diye söyledi.
 
‘’Vatandaşlar kendi mülklerine daha fazla yeşil alan eklemeye teşvik ediyor’’

Küresel ısınmaya bağlı olarak yeniden planlanan kent projelerinin önemine dikkat çeken Yılmaz, “Şehir merkezinde ve diğer önemli alanlarda, yerel yönetimler gölgelik ve göletlerle serinletici yerler inşa ediyorlar, planlıyorlar, oluşturulan planlara işlenen yaya ve bisiklet rotaları boyunca daha fazla ağaç dikerek, böylece en sıcak günlerde bile kentte yaşayanlara daha rahat bir ortam planlıyorlar. Şehir planları, vatandaşları kendi mülklerine daha fazla yeşil alan eklemeye teşvik ediyor. ‘Yerel yönetim olarak bunu tek başımıza yapamayız, halkın katılımcılığı sağlamalıyız’ diyor liyakat, misyon ve vizyon sahibi yerel yöneticiler. Şehrin topraklarının çoğu kamusal alan olmadığı, özel mülkiyet olduğu için, kentte yaşayan insanları katılımcılığa motive etmek için mahalle girişimlerini sübvanse ediyorlar daha fazla sosyal uyum ve yalnızlığa karşı koymayı sağlıyorlar.’’ diyerek dünya kentlerinden örnekler verdi.
 
“Gerçek sosyal belediyecilik yapan yöneticiler iklim değişikliğine uyum sağlamalıyız’ diyor.’’
 
İnsan odaklı sosyal belediyecilik  yapan yöneticilerin de yaptıklarına dikkat çeken Yılmaz, “Dünya da gerçek sosyal belediyecilik yapan yöneticiler,  ülkenin geri kalanıyla birlikte şehirlerde, pandemi ve iklim emisyonlarını azaltmak için çalışmalar yapıyorlar. Örneğin ekonomik ömrünü tamamlamış sosyal konutları, fosil yakıtlar yerine güneş enerjisi ve ısı pompaları ile çalışan sıfır enerjili binalara dönüştürüyorlar. Ancak gelecekteki iklim değişikliğini sınırlamak gerekli olduğu bilinci ile, şehrin halihazırda meydana gelen etkilerle başa çıkması için şimdi dönüşmesi gerektiğinin de farkındalar.
‘Gelecek nesiller için pandemi, iklim değişikliği ile mücadele ederken, bugün iklim değişikliğinin sonuçlarını gördüğümüz  iklim değişikliğine uyum sağlamalıyız’ diyorlar.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir